Kapadokya!

Tur bisikletçileri için görülmesi gereken yerlerin başında gelir Kapadokya!

Çünkü orası 20’yi aşkın medeniyete ev sahipliği yapmış ve Anadolu kültür tarihine tanıklık etmiş bir coğrafya. Doğa ve tarihin bütünleştiği bir yer!

Ülkemizde böylesine ayrıcalıklı bir yer varken evde oturamazdım. Harekete geçmeliydim. İçimdeki ses: “Ne duruyorsun hala burada !” diyerek beni azarlıyordu. Ben de bu işkenceye daha fazla dayanamayıp yollara koyuldum…

10474615_10204043003825793_4365152544965384031_o

Evden uzaklaşmanın verdiği hazla ben bu topraklardaydım artık. Bu coğrafyayı doyasıya gezecek ve benimseyecektim.Tüm zamanımı burada harcayabilirdim. Ama zamanım kısıtlıydı.İki günde ayaklarım şişeseye kadar Kapadokkya’yı keşfedecektim. Zaman kaybedemezdim. Hemen pansiyon aramaya başladım.

Ucuz bir pansiyonda kalmalıydım.Ufak bir aramadan sonra havuzlu bir pansiyonun çatı katı için geceliği 10 TL’ye anlaştım.Köse pansiyonda kalacaktım.Burayı yarı İsviçreli yarı Türk bir kadın işletiyordu. Aksanı çok garip gelmesinden dolayı dayanamadım sordum. O kadar tatlı konuşuyordu ki neredeyse içine düşecektim 😉 Neyse çatı katıma yerleşmiştim. İyi bir duş aldıktan sonra pansiyonu keşfe çıktım.Her yerde Çekik gözlüler,sarı insanlar :/ Lan hiç mi Türk yok bu pansiyonda derken mutfaktan İbrahim Tatlıses’in sesini duyunca rahatladım. Kesinlikle bizden biri olmalıydı. Mutfağa doğru yöneldim ve içeri girerek

-“Oh be sonunda bir Türk 😀 ” dedim.

-Adam “Bilemedin gardaş ben Kürdüm 😀 ” demesin.

Sağlam bir sarıldım gardaşıma.Kendisi Bingöllü.Uzun zaman önce Nevşehir’e çalışmaya gelmiş ve bir daha hiç ayrılmamış.Pansiyonun aşçılığını yapıyor. Benim gözümde Doğu lezzetlerini Avrupa’ya tanıtan büyük bir adamdı. Yolda tanıştığım kişileri fazlasıyla özlüyorum bu aralar.İyi ki tanımışım seni Bingöllü gardaş. İki gece Köse pansiyonun çatı katında tam dokuz kişi kaldık.Ve içlerinden tek Türk bendim.Neredeyse dünyanın her kıtasından insan vardı.Sırt çantalarını  alıp başlamışlar dünya turuna. Bisikletle geldiğimi duyduklarında baya bir şaşırdılar. Ve şunu anladım ki bisikletle tur yapmak,diğer ülke insanlarında da  extrem bir iş olarak kabul ediliyordu.

16

Sabah erkenden kahvaltımı yapıp,elimdeki haritalarla başladım dolaşmaya. Kapadokya o kadar geniş bir coğrafya ki nereden başlayacağımı bilemedim. Bir yerden başlamak gerekir diyerek Çavuşin Kilisesini gözüme kestirdim. Çavuşin Kilisesi Kapadokya bölgesinde bilinen en eski kiliseymiş. Giriş için 8 TL alınıyor ancak müze kart ile ücretsiz giriliyor. Kilisenin duvarları Hıristiyanlık tarihinde gelişmiş önemli olayların anlatıldığı sahneler ve önemli kişilerin resimleri ile süslenmiş. Genellikle duvarlara Hz. İsa’nın mahkum edilmesi, çarmıha gidişi, çarmıha gerilmesi ve ölümü sahneleri resmedilmiş.

e280a2-cavusin-kilise-nicephorus-phocas-dscn6880

Özellikle ana bölmedeki duvarda hiç desen kalmamış ama yine de kilisenin geneli insan tahribatından korunmuş ve resimler hala capcanlı. Yapay ışık boyaya zarar verdiği için burada fotoğraf çekerken flaş kullanmak yasak. Haliyle içeride de aydınlatma kullanılmamış. Kapıdan gelen ışık yardımı ile fotoğraf çekebilirsiniz.

e280a2-cavusin-kilise-nicephorus-phocas-dscn6879

e280a2-cavusin-kilise-nicephorus-phocas-dscn6876

Kapadokya’nın en canlı beldesi olan Göreme’nin tarihi anlamda en önemli yeri Göreme Açık Hava Müzesi olsa gerek. Çevredeki hemen her kaya bloğunun içi oyularak çeşitli amaçlarla kullanılmış. Bölge müze haline dönüştürüldükten sonra çevre düzenlemesi yapılarak geziye uygun hale getirilmiş. Müzenin içerisinde daha çok kilise, mezarlar ve manastırlar dikkat çekiyor. Buradaki Kiliseler tarihteki en eski ve coğrafyanın en büyük Kiliseleriymiş. Manastırlar ise kız öğrencilerin eğitim gördüğü yerlermiş. İçerisinde yemekhanesi, mutfağı, şapeli bulunuyor.Hemen soracaksınız Şepal nedir? Bizde ki nasıl Caminin küçüğüne Mescit deniyorsa Kilisenin küçüğüne de Şepal deniyomuş. İlk defa bir açık hava müzesinde bulunduğumdan olsa gerek bir heyecanım vardı. Sanki tarihten bir şey bulacakmış ümidiyle her yeri ayrıntısına kadar inceledim.Gişede tanıştığım,gurbetçi bir alman bayanla açık hava müzesini son gücümüze kadar gezmeye çalıştık.

14994082920_c225ca0c28_k

15180690725_168874930c_k

Müzenin çevresinde de at çiftlikleri vardı.Bu çiftliklerden at kiralayıp gün batımında veya sabahın köründe,vadileri rehber eşliğinde dolaşanları gördüm.Kapadokya’nın muhteşem manzara keyfini çıkarmak için en iyi yol bu olsa gerek.Bu kompleksin ismi ise gerçekten orjinal. Her zaman suç işleyen kardeşlerin ticarete atılmaya karar vermesiyle bu kompleks kurulmuş gibi.İsmi mi? “Dalton Brothers Çiftliği”.Tabelayı ilk gördüğümde ne gülmüştüm arkadaş 😉

15447893079_0295581304_o

Kapadokya’nın ünlü yeraltı şehirlerini de gezmeden olmaz tabi. Başka hiçbir yerde benzeri bulunmayan bu yapılar, Kapadokya’nın jeolojik yapısına özgü. Çok uzun dönemler boyunca bu yeraltı şehirleri sığınma yerleri olarak kullanılmış ve yenileme çalışmalarından sonra ziyarete açılmışlar. Yeraltının 7 kat altına inen bu şehirlerde nefes almak oldukça farklı bir his.. Fotoğraftaki Kaymaklı Yeraltı Şehri.

10823-asikkk-kaymakli-yeralti-sehri-4787-950px

Bir gezginin ölmeden önce yaşaması gereken deneyimlerden bir taneside balonla uçmak olacaktır. Kapadokya bölgesi çukurda konumlanmış ve çevredeki hakim rüzgarlardan etkilenmiyor olması nedeniyle dünyada balon turu yapılabilecek en uygun noktaymış.700 m yukarıda bile hiç rüzgar hissetmiyor muşsunuz.Turlar 35 veya 45 dakika sürüyormuş. Sabahın köründe kalkıp sizi arabayla alıp kalkış alanına götürüyorlar.Kanınızın ısınması için yiyecek bir kaç şey veriyolar.O sırada balon alevli bir şekilde doldurulmaya başlanıyor ve bir müddet sonra da sepete biniyorsunuz..Güneşin doğuşuna yakın havalanıyorsunuz.Güneşin doğuşunu,vadileri havan izlemek güzel olsa gerek.Diyeceksiniz sen uçmadım mı? Kardeşim fiyatlar 100 euro’dan başlıyor.Ben aç karnımı zor doyuruyordum. Bisikletimi yere koydum,oturdum bir köşeye başladım izlemeye.İçimden keşke ben de uçsaydım lan! demedim değil.

15635171962_ecea76e384_o

15448212688_f963631bee_o

21

Eğer Kapadokya’da birkaç gün kalacaksanız ve balon turuna çıkma niyetiniz var ise geldiğiniz gün bu turu yaptıran şirketlerin hepsini dolaşıp fiyat/bilgi alın. Zaten hepsi göreme’de yan yana bir kaç ofis.Sonra telefonunuzu bırakıp çıkın.Eğer düzenleyecekleri balon turunda boş yer kalırsa sizi arayıp çok daha uygun bir fiyat ile tura dahil edebiliyorlarmış.

15157738376_e4512fd8fc_k

Reklamlar

Kapadokya!” için 6 yorum

  1. Yaa işte bende anca okurum böyle 😢 ne güzel ya türkiyede en çok görmek istediğim yer 😄 tebrik ederim çok güzel anlamışsın 😊

    Beğen

  2. Gezerken bisikleti kitleme veya bi yere bırakma olayini nasil yapiosun abu cok guzel gezmissin anlatmissin ama bisikleti o arada naptigini soyleyebilir misin rica etsem 🙂 devamini beklioruz gezilerinin ..

    Beğen

    1. Merhaba Akif,
      Kendime 2 m uzunluğunda bir zincir aldım ve ona bir çantacıda kılıf diktirdim. Kilitlemek içinse de sağlam bir asma kilit aldım. Kamp attığımda bu zinciri bisikletimin kadro ve tekerleklerinden geçirerek bir ağaca veya herhangi bir alana kitliyorum. Eğer kitleyecek bir yer bulamazsam yine zinciri her yerden geçirerek hemen çadırımın yanına koyuyorum.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s