Tarihin Bağrı : Çayönü Yerleşkesi

İnsanlık tarihinin başlangıcı hep merak konusu olmuştur. İlk insanın kafa yapısı, boyu, vücut hatları ve evrimsel süreci birkaç bilimsel verinin yanı sıra biraz da hayal edilerek tasvir edilmiştir. Bunların yanında giysileri, kullandıkları el aletleri, yedikleri yiyecekleri ve daha bir çoğu yapılan arkeolojik kazılar sonucunda bulunmuş ve gün yüzüne çıkartılmıştır. Bunların hepsinin elbette bir başlangıç noktası olacaktır değil mi? İlk buğdayın ekildiği, çekicin icadının yapıldığı, çanak ve çömleğin kullanıldığı yerleşim yerinden, Çayönünden bahsediyoruz. Evet, yanlış duymadınız, insanlık tarihinde ilk yerleşim yeri olduğu varsayılan ve buğdayın atasının bulunduğu çağlar öncesi bu yer Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde bulunuyor.

Ergani ilçesine 6 km uzaklıkta bulunan Çayönü yerleşkesinin bizlerden gizlediklerini gün yüzüne çıkartmak için tam 28 yıl boyunca arkeolojik kazı çalışmaları devam etmiş. 1964 yılında başlatılan kazı çalışmaları 1992 yılında Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki terör olayları nedeniyle de tam sonuca varılmadan maalesef sonlandırılmış.

Kazı çalışmaları sonucunda tahıl ve evcilleştirmeye dayalı köy hayatının en eski örnekleri gün yüzüne çıkarılmış. Tarih kokan Çayönü’nün bu önemi yabani buğday, mercimekgiller gibi bitkilerin tarıma alınması, koyun ve keçinin evcilleşmesi ile gerçekleştirilmiş.

Bu kadar önemli bir tarihi yerleşkenin ülkemizde olması güzel bir ayrıcalıktır. Bu ayrıcalığı sadece biz değil dünyanın dört bir tarafından gelen turistlerde görebilmektedir. Ülkemizde nadir görmeye alışık olduğumuz özenilmiş tarih bilincini Çayönünde fazlasıyla görebilirsiniz. Tarihi taş duvarların üzerinde görmeye alışık olduğumuz çirkin sprey boya yazılarını burada göremesiniz.

Hatta, tarihten bizlere sır veren bu taş duvarları incelerken Almanya’dan gelen ve Türkiye’yi gezen üç arkadaşla tanışıyorum. Onlarla buranın tarihi ve önemi üzerine tartışıp, bilgi alışverişinde bulunuyor ve taş duvarlardan sır almaya çalışıyorduk.

Nitekim, ülkemiz, tarihin bağrından kopup gelmeyen, bilhassa tarihin tam bağrı olan koca bir diyardır. Topraklarının altında gizlediği cenneti sadece değerini bilene sunan ve sunduğu cennetin özenilerek korunmasını istediği bir coğrafyadır. Yeter ki biz bu cennetin hep farkında olarak hareket edelim ve sonraki nesillere koruma bilincini aşılayabilelim. Yoksa cennet vatanımızda kendi ellerimizle çağırdığımız cehennemde yaşar ve ızdırap çekeriz.

Diyarbakır, Ergani Notları.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s