Şehrin ortasında unutulan bir tarih!

Harput coğrafi olarak Doğu ve Batının kavşak noktası diyebileceğimiz bir yerde bulunuyor. Aynı zamanda Fırat ve Murat Nehirleri ile çevrili zengin bir su topluluğuna sahip. Bu yüzden geçmişten günümüze kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bu medeniyetler arasında sırasıyla Hurriler, Hititler, Urartular, Romalılar, Bizans, Selçuklular ve Osmanlılar bulunuyor. Tarih sahnesinde böylesine medeniyetlerin hüküm sürdüğü bu topraklarda doğal olarak din, dil, ırk farklılıkları direk göze çarpmaktadır.  Etnik yapısı ise Müslüman Türkler, Araplar, Kürtler; Hristiyan Ermeniler, Süryaniler, Rumlar ve az da olsa Yahudiler oluşturmaktadır. Bu da Harput’un kozmopolit yapısını gözler önüne sermektedir.  Bu kozmopolit şehrin din çeşitliliği mimari yapısını da etkilemiştir. Her sokağın başında bir camiye, her yolun sonunda bir Kiliseye denk gelmeniz kaçınılmazdır.

Nitekim, Elazığ’ın merkeze bağlı İzzet Paşa Mahallesinde bulunan Ermeni Kilisesi bu mimari yapılardan biridir. Dört tarafı binalarla çevrilerek şehrin ortasında kaderine terk edilmiştir. Buna rağmen çevresinden duyarsızca geçen insanlara rağmen, hâlâ ayakta kalmayı sürdürmektedir. Şehrin ortasındaki bu tarihi yapıyı niye kimse görmüyordu ?

Kapısının önünde durdum ve düşündüm. Büyük ihtimalle bir zamanlar tanrısı ile baş başa olmaya çalışan dindar insanlarla doluydu bu kilise. Şimdi ise bakımsız bir otopark. Acaba içerisinde kimler ibadet etmişti, kimlerin geride bıraktığı anıları kalmıştı bu mâbette ?

“Şehrin ortasında unutulan bir tarih!” yazısını okumaya devam et

Reklamlar