Rayların Altında Fırat

Tonlarca ağırlıktaki bir demir yığınında sallana sallana gidiyoruz. Uzun ince bir raydayız. Altımızda ise boylu boyunca Fırat uzanıyor. Nehir demeye bin şahit ister. Adeta derya deniz mübarek. Ne de olsa annelerin memelerine süt, ekinlere can, sofralara halil ibrahim bereketi olmak için akıyor, uzuyor, gürlüyor…

Demir bir kafeste su üstünde uçuyor muyuz yoksa? Yok canım; olsa olsa süzülüyoruzdur. Birbirini peşi sıra takip eden gıcık bir ses var. Sürekli ama sürekli aynı ses, aynı nizam. Tak tuk… tak tuk… Sonrasında derin bir sessizlik… Yine tak tuk… tak tuk… Ha babam ha, bitmez bu ali veli kavgası. Uykumun en tatlı yerinde cılız sesiyle kulağıma sufleler veren sivri sinek bir, bu ses iki. Bir süre sonra alışıyor kulağınız da duymuyorsunuz, yoksa Çin işkencesi gibi dayanılmaz namussuz.