NASIL YAPILIR? mozaiklerin taşınması

Discovery’nin Türkiye’de TLC’den sonra şifresiz yayın yapan ikinci kanalı DMAX’te yayınlanan manyak bir belgesel var. İzlemesi acayip keyifli “Nasıl Yapılır?” belgeseli benim için yemek yerken lezzetli bir atıştırmalık gibi. Karnım acıkınca kanalı muhakkak açar ve belgesel var mı yok mu diye bir bakarım. Çünkü, aklıma gelmeyecek saçma sapan şeylerin hangi aşamalardan geçerek üretildiğini yemek yerken izlemek bende büyük bir şaşkınlık yaratır. Bu merak ve heyecan duygusu müze gezerken de beni sarar. Kendimi ansızın “Nasıl Yapılır?” belgeselinin içerisinde buluveririm. Tabi müze gezerken nasıl yapıldığını merak ettiğim en spesifik olay ise mozaiklerin nasıl taşındığı idi. Harbiden, nasıl taşınıyordu bu mozaikler?

Hadi gelin, epeyce bir geçmişe gidelim ve şu mozaiklere bir bakalım. Uzun uzun yıllar önce, ormanın derinliklerinde küçük yaratıkların yaşadığı gizli bir köy vardı. Onlar kendilerine “Şirin” derlerdi… Durun bir dakikaa, çok yanlış yere gittik! Pardon! Baştan alalım Hakancım. Doğu Roma topraklarında soylu ailelerin keyfine düşkün yaşadığı bir dönemdi. Zevke ve gösterişe büyük önem gösterilirdi. Öyle ki her akşam şarapların aktığı, kadınların raks ettiği eğlenceler eksik olmazdı. Gümüşten tabaklar, altından şamdanlar odaları ışıl ışıl aydınlatırdı. Mezopotamya’nın bereketi şarap olup akar, başak olup ekmeğe dönüşürdü…

Bu büyük gösterişin en önemli parçalarından birisi de taban mozaikleriydi. Ancak, soylu ve zengin ailelerin evlerinde bulunan bu taban mozaikleri özel siparişler üzerine yapılırdı. Mozaikler sadece zenginlik göstergesi olmasıyla değil, aynı zamanda tarihsel ve mitolojik olayların bir tezahürü olmasıyla da önemliydi. Çoğu mozaik kazanılmış bir savaşın destansı betimlemesini, tanrıların aşkını veyahut soylu erkekleri av sahnelerini konu edinirdi. İnançları doğrultusunda mitolojik betimlemeler muhakkak bu betimlemeler içerisinde yerini alırdı. Çoğu kez bir kimera; iki veya üç hayvanın farklı uzuvlarının bir arada birleşmesiyle türetilen bir canavar, kimi zaman da aşina olduğumuz Medusa, Posedion veya Artemis gibi mitolojik tanrılar karşımıza çıkardı.

Zeugma Mozaik Müzesi Mozaik Detayı

Peki bu mozaikler nasıl yapılıyordu? Ufacık taş parçalarının yan yana dizilmesiyle nasıl bu kadar iyi betimlemeler elde edilebiliyordu? Teknikleri neydi? Bunlar çok derin konular arkadaş. CIA bile çözemedi daha, biz fakirlerin ne haddine böyle sorular sormak. Gelin bu yazımızda mozaiklerin müzelere nasıl taşındığını ve konservasyonunu konuşalım!

Mozaik ustalarının en büyük sırları ‘sabır’ olsa gerek. Binlerce ufak taşları yan yana getirerek anlamlı bir betimleme ortaya çıkarmak her sanatkarın harcı değildir değil mi? Bu ustaların yaptıkları zorlu iş gereği onlara büyük bir saygı duyulurmuş. Özellikle soylu ailelerin bir kamyon altın karşılığında bu ustalara en iyi, en güzel mozaikleri yaptırdıkları biliniyor. Çünkü o dönemde gösteriş duygusu her şeyden daha önemliymiş. Öyle şahinle mahallede yanlamaya benzemez bu gösteriş. Aypon falan hak getire. Hatta kimi soylu aileler gösteriş yarışında İmparatorluğu bile gölgesinde bırakmıştır, heheyyt!

Alın size cilalı, sade bir açıklama. Çok fazla teknik terimler kullanmadan deneyimlerimi aktarıyorum. Go go go!

“NASIL YAPILIR? mozaiklerin taşınması” yazısını okumaya devam et