Geçmişi Okumak

Elazığ’ın monotonluğundan bir nebze olsun kurtulabilmek için çevresi yeşil ağaçlarla çevrili olan tarihi Surp Kevork Manastırı’nı mesken tutmuşluğum vardır. Şehir merkezine yakın olmasına rağmen çok az insanın burayı biliyor olması manastır ve çevresini sakin, sessiz ve kafa dinlenir bir mekan haline getirmiş. Her ne kadar gece tayfasının gizemli bekçileri manastır etrafını alkol seviyesi düşük meyve suyu şişeleri ile kirletmiş olsalar da, manastıra zarar vermedikleri için severim bu çocukları. Ama gel gör ki bu uslu çocukların kıyak kafayla yapamadıklarını cin gibi etrafta dolaşan define avcıları bir gecede yapabilmektedir. Manastırı bu köstebeklerden korumak için hiçbir önlem almayıp, son zamanlarda sadece kıytırık bir tel örgü ile çeviren Elazığ Belediyesinin’de bu sinsiler kadar suçu vardır. Her neyse, tarihi değerlere önem vermeyen ve rant peşinde koşan mevkilere serzenişte bulunduktan sonra gelelim bizim huzur bulduğumuz, çevresindeki asırlık çınar ağaçlarının gölgesinde soluklandığımız kadim manastırımıza.

Uzun zamandan beri yollarını aşındırdığım bu manastır ile artık değişik bir bağ kurmuştum. İçerisindeki mistik hava ile bir başka alemlerde yolculuk yapıyordum. Bir süre sonra bu mistik havaya buz dağının altındaki anlamsız yazılar karışmıştı. Merak ve heyecan dürtüsü  bir kez daha vücut bulmuş ve tüm bedenimi baştan aşağıya sarmıştı. Tarihten izler taşıyan bu garip yazıların bir anlamı olacaktı değil mi? İşte bu merakın getirdiği bir cevelan ile bu çeviri denizine atılmış bulunuyordum.

“Geçmişi Okumak” yazısını okumaya devam et

Reklamlar

Şahinkaya | Surp Kevork Manastırı

Tarihi yerleri gezmeyi, fotoğraflamayı ve önünde oturup hayal kurmayı severim. Zamanında orada yaşamış insanları gözümün önünde canlandırır, onlarla aynı havayı solumaya çalışırım.  Eğer bir mahalleli canlanmışsa gözümün önünde; sessizce yanlarına yanaşır ve konuştuklarına kulak kesilirim. Sokaktan geçen seyyar satıcıları izler, top oynayan çocuklarla koştururum. İşte böyle bir ruh haliyle bu sefer bir manastırın önündeydim. Kapıdan giren öğrencileri izlerken, içeriden gelen ilahi sesleriyle artık başka bir dünyadaydım.  İçinde yaşadığım bu dünya, maalesef benim ruhumun bir parçasıydı. Onu buraya getiremezdim fakat yaşadığım mekanı sizlere sunabilirdim. Neresi mi? Surp Kevork Manastırı!

SAM_0513

Manastıra giden yolun üzerinde 1936 yılında yaptırılmış bir çeşmeyle karşılaşıyorsunuz. Çeşmenin kitabesi tahrip olsa da üzerindeki yazılar hâlâ okunabiliyor. Kitabenin sol üst köşesinde ay-yıldızlı motif bulunmakla birlikte; çeşmeyi yaptıranlardan birinin ismi, yapım yılı ve ufak bir yazı da okunabilecek durumda.

“Şahinkaya | Surp Kevork Manastırı” yazısını okumaya devam et