Yukarı Fırat’a Yolculuk

Sabah saat altı

Elazığ sokakları bomboş. Suriyeli kadınlar arkalarındaki sepetlere kağıt, karton parçaları toplayarak önümden geçiyorlar. Bu dertli kadınlara eşlik eden konfeksiyon işçileri bir köşede toplanmış, servis bekliyorlar. Aheste bir şekilde bisikletimle önlerinden geçiyorum. Yarı uykulu, baygın gözleriyle beni izlediklerinin farkına varıyorum. Alışık olduğum bu bakışları çokta sevdiğim söylenemezdi. Sabahın köründe para kazanmak için kalkmış bir işçi, özgürce pedal çeviren işsiz bir adama bakıyordu. Kimisi bu özgürlüğü iç geçirerek izliyor, kimisi başıboşluk olarak görüyordu. Neyse ki, işe yetişmek için hızlı adımlarla yürüyen bir kadın, kısa eteği ile bu bakışları üzerimden alıverdi. Bu kasvetli ortamdan yavaşça uzaklaşarak, Fırat’a doğru yola koyuldum.

SAM_0856

Koca bir geçmişe sahip Yukarı Fırat’ı, çevresindeki köyleriyle birlikte gezmeyi hep istemişimdir. Doğa güzelliğinin yanı sıra, tarihi ile de görülmesi gereken bu coğrafya; her köşe başında bir camiye, her yolun sonunda bir kervansaraya rastlayabileceğiniz bir yerdir. “Yukarı Fırat’a Yolculuk” yazısını okumaya devam et